Yazı Detayı
03 Ağustos 2019 - Cumartesi 12:57 Bu yazı 408 kez okundu
 
MİLLİ MÜCADELE’NİN UFUKTA PARLAYAN YILDIZI: ERZURUM
SUAT ARIK
ariksuat9@gmail.com
 
 

 

 

MİLLİ MÜCADELE’NİN UFUKTA PARLAYAN YILDIZI: ERZURUM

 

 

10 Temmuz 1919’da açılması kararlaştırılan fakat engellemeler üzerine delegelerin zamanında gelememesi nedeniyle açılışı 23 Temmuz 1919’da yapılan Erzurum Kongresi çalışmaları başlatılmıştı. Kongrenin birinci günü öğlene doğru kongrenin yapılacağı mektebin önüne üç otomobil gelmiş ve en öndeki otomobilden Mustafa Kemal Paşa, yaveri ve Kazım Karabekir Paşa, ikinci otomobilden Rauf Bey, Mazhar Müfit Bey, İbrahim Süreyya Bey ve iki kurmay subay inmişti. Bütün engellemelere rağmen Erzurum Kongresi’ne beş Doğu ili: Trabzon (Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize) Erzurum (Bayburt, Erzincan), Sivas (Amasya, Tokat), Bitlis (Siirt) ve Van'dan gelen 62 delege katılmıştı.

 

Kongre, En yaşlı üye olan Trabzonlu İzzet Bey’in, Vilayet-i Şarkiyye-i Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Erzurum Şubesine jesti üzerine Hoca Raif Efendi tarafından açılmış, ardından Şiran Delegesi Hasan Efendi tarafından dua okunmuştu.  İlk oturumda, salonun en ön sıralarında bulunan Erzincan delegesi Hacı Şeyh Fevzi Efendi’nin yanına oturan Mustafa Kemal Paşa, yapılan seçim sonunda kongre başkanlığına seçilmişti. Başkan seçilmesi üzerine, Mustafa Kemal Paşa yapmış olduğu konuşmada, I. Dünya Savaşı sonrası dünyada ve Türkiye’de hâkim olan siyasi durum hakkında bilgi vermişti. 

 

Kongre çalışmalarına başladığında İstanbul’da da önemli gelişmeler yaşanmaktaydı. İstanbul hükümeti, Erzurum Kongresi’nin toplanacağını önceden bildiğinden kongreyi engellemek için bazı girişimlerde bulunmuştu. Sadrazam Damat Ferit, Dâhiliye Nezareti ve Harbiye Nezareti kongrenin toplanmasını engelleyip milli mücadelenin halk desteğinden yoksun kalmasını sağlamak için yoğun olarak çalışmaktaydı. Bütün gayretlerine rağmen kongrenin toplanmasını önleyemeyince, Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklatarak Milli Mücadele hareketini sonlandırma yoluna başvurulmuştu. 

 

Kongrenin toplanması İstanbul Hükümetini olduğu kadar İstanbul’daki İtilaf Devletleri temsilcilerini telaşlandırmıştı. Özellikle General Franchet d’Esperey, İstanbul Hükümeti’ne baskı yapıyordu. Bunun üzerine Milli mücadeleyi bir ayaklanma, isyan olarak niteleyen İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey için 30 Temmuz 1919’da yakalama kararı çıkartmıştı. 

 

Harbiye Nazırı Nazım Paşa, yakalama kararının uygulaması için Kazım Karabekir Paşa’ya bildirmişti. Ancak Türk Milleti’nin egemenliği ve bağımsızlığı için bütün görev ve ünvanlarından vazgeçen Mustafa Kemal Paşa’ya bu zor günlerinde destek vererek yanında olan Kazım Karabekir Paşa 6 Ağustos 1919’da İstanbul’a gönderdiği telgrafta, Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklayamayacağını şu sözlerle belirtmişti: 

 

“Doğu vilayetlerinde hayat endişesinden doğmuş olan ve bugünkü durumda Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in tesirleri olmadığı, kongreye herkes tarafından hürmet ve tazimle kabul edilen bu iki zatın, siyasi durumumuzu daha fazla idrak etmiş olduklarından, bilakis hükümetimizin mevkiini düşünerek, mevcut Kuvayı Milliye’yi daha sakin ve tedbirli bir şekilde icra ile iyi şekilde idare ettikleri açıkça görülmektedir”.

 

Kazım Karabekir Paşa, böylelikle her zaman olduğu gibi yine Mustafa Kemal Paşa’nın yanında Türk Milleti’nin bağımsızlığı için verilen mücadelenin içinde olduğunu göstermişti. Erzurum Kongresinden sonra alınan kararlar yurdun her bölgesine dağıtılmış ve Ege Bölge’sinde Yunanlılara karşı mücadele eden Kuvayı Milliye milis kuvvetleri üzerinde çok olumlu etkiler bırakmıştı.

 

Türk Tarihin her döneminde önemli bir yere sahip olan Erzurum bu önemini Milli Mücadele Dönemi’nde de göstermişti. Rus işgali ve Ermeni zulmünü yaşamış ve bölgenin Mondros Antlaşması sonrası Ermenileştirilme ihtimaline karşı milli mücadelenin ilk teşkilatlandığı bölgelerin başında gelir. 10 Mart 1919’da Vilayet-i Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti’nin Erzurum Şubesi’nin açılmasıyla teşkilatlanma başlanmıştı.

 

İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgal edilmesi karşısında duyarsız kalmayan Erzurum halkı, 18 Mayıs ve 2 Haziran 1919 tarihlerinde düzenledikleri protesto mitingleriyle bu işgale karşı tepkilerini göstermişlerdi. Benzer acıların Erzurum’da yaşanmaması için 17-21 Haziran 1919’da toplanan Vilayet Kongresi’nde olası bir Ermeni istilası karşısında her türlü mücadele edileceği kararı alınmıştı.

 

Erzurum’un bu tarihlerdeki en önemli rolü şüphesiz Mustafa Kemal Paşa’nın şehre gelişi ve ardından yaşanan gelişmelerdi. 9. Ordu Müfettişi olarak 3 Temmuz 1919’da Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Paşa, İstanbul hükümetinin baskıları sonucu bu görev ve çok sevdiği askerlikten 7/8 Temmuz 1919 gecesi istifa ederek sivil bir yurttaş olarak hayatını Türk milletinin kutlu mücadelesine adamıştı. Erzurum halkı onu kurtuluşun önderi kabul ederek bağrına basmıştı.

 

23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında yapılan Erzurum Kongresi’nde, 14 günlük süre içerisinde 13 toplantı yapılmıştı. Bu toplantılar sonucu Türk milletinin varlığı ve istikbâli açısından hayati önem taşıyan birtakım kararlar alınmıştı.

 

Manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal bağımsızlığın koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmişti. İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı dönemde Türk vatanı olan topraklarının parçalanamayacağı açıklanmıştı. Toplanış şekli bakımından bölgesel olmasına karşın aldığı kararlar bakımından milli bir kongre olmuştu. İlk defa geçici bir hükümetin kurulacağından bahsedilmişti. Sivas kongresine bir ön hazırlık çalışması niteliğindeydi. İlk kez başkanlığını Mustafa Kemal Paşa’nın yapacağı dokuz kişilik bir Heyet-i Temsiliye oluşturuldu. Bu Heyet-i Temsiliye bir hükümet gibi görev yapacak ve Heyet-i Temsiliye’nin görevi TBMM'nin açılmasına kadar devam etmişti. Erzurum Kongresinin en önemli etkilerinden diğeri ise, Batı Anadolu'da Yunan kuvvetlerine karşı mücadele eden Kuva-yi Milliye üzerinde büyük moral olmuştu.

 

Erzurum, Mustafa Kemal Paşa’nın Askerlik ve tüm resmi görevlerinden ayrıldığı ilk defa sivil kıyafet giydiği yerdi. Mustafa Kemal Paşa, Erzurum’da ikamet ettiği binalar halen onun izlerini ve hatırasını taşımakta. O, buradaki günlerini Erzurum Kongresi ve daha sonra toplanacak olan Sivas Kongresi’nin hazırlıkları ile meşgul olmakla geçirmişti. 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi, 7 Ağustos 1919’da sona ermiş ve Türk milletinin geleceği ile bağımsızlığı konusunda çok önemli kararları almıştı. Kongrede oluşturulan Heyet-i Temsiliye’ye başkan seçilerek milli mücadelenin önderi olduğu kongre delegeleri tarafından da tescillenmişti. 

 

Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi’ne katılmak üzere 29 Ağustos 1919 şehirden ayrılmışsa da Erzurum’la olan bağını kesmemişti. 27 Ağustos 1919’da Erzurum halkı tarafından kendisine teklif edilen hemşeriliği kabul etmiş, Aralık 1919’da yapılan seçim ile Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Erzurum mebusu olarak seçilmişti. Cesareti ve fedakârlığı ile Türk kadınının kahramanlığını gözler önüne seren 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sırasında beşikte bebeğini bırakarak cepheye koşan Erzurum’lu Nene Hatun’un torunları ve Türk’ün bu önemli şehri, tarihin son dönemlerde yetiştirdiği en büyük Türk’ünde memleketi olmuştu.

 

Sivas Kongresi’ne hazırlıklarında Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına, işgal altındaki şehir-kazalardan Erzurum Kongresi’ne katılan delegelere ev sahipliği yapan Milli Mücadele’nin ufukta parlayan yıldızı Erzurum!..

 

Var Olsun Türk Milleti, Var Olsun Vatansever Erzurumlular!..

 

"Varlığımızın ruhunda saklı olan bağımsızlık aşkını anlamayanlarca bütün kurtuluş çarelerinin geçersiz sayıldığı bir sırada kutsal mücadeleye önder olan ve özellikle davamızın en güç bir döneminde beni sevgi ve dostluk dolu gönlünde kucaklamış bulunan Erzurumlu kardeşlerime karşı daima, samimi bir saygı bağıyla bağlı bulunmaktayım."

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 

 
Etiketler: MİLLİ, MÜCADELE’NİN, UFUKTA, PARLAYAN, YILDIZI:, ERZURUM,
Yorumlar
Haber Yazılımı