Yazı Detayı
06 Temmuz 2019 - Cumartesi 14:55
 
İLBER ORTAYLI’NIN GÖZÜYLE ATATÜRK
KAZIM ÖZATAK
 
 

 

İLBER ORTAYLI’NIN GÖZÜYLE ATATÜRK

 

 

 

Dünyaca ünlü Osmanlı ve Türk tarihçimiz İlber Ortaylı’nın gözüyle “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” ü tanımak, okumak ve hayatına günümüzün bakış açısıyla bakmak önemlidir ve büyük bir ayrıcalıktır aynı zamanda. İlber hocamızın bu değerli eserini okurken ve incelerken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dair bir şeyler yazmak, eklemek hatta yorumda bulunmak zor. Onun için biz de sadece kulak veriyoruz ve yaşayan bu büyük tarihçimiz İlber hocamızın “Gazi Paşamız” hakkındaki yazdıklarını, çalışmalarını aynen siz değerli okurlarımıza aktarıyorum.

 

 

Atatürk’ün Kişisel Özellikleri

 

Weberyen bir tabir olan, kilise literatüründen alınma ve Yunanca bir kelime olan karizma yanılmaz, güvenilir ile eş anlamda kullanılan bir kavramdır. Bu son yıllarda Atatürk için de çok kullanılır. Osmanlıcadaki karşılığı ise “sahipkırandır.” Karizma kelimesi tam olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi liderleri ifade ediyor. Yanılmasına ihtimal verilmeyen, güvenilir bir lider... Kaldı ki Atatürk liderlik vasfıyla doğmuş, herkesin göremeyeceği şeyleri görebilen, ileri görüşlü ve bu sebeple de karizmatik diye tavsif edilebilecek bir şahsiyettir.

 

İstiklal savaşı kumandanlar ve bilhassa kurucu ilk iki büyük kumandan Ali Fuat Paşa ve Kâzım Karabekir’i düşündüğünüzde onlara göre Gazi Paşa fevkalâde atılımcı bir ruha ve bir dehaya sahipti. Doğru hesap yapmak ve kitleleri bu yönde etkilemek kolay değildir. Herkes vatanı seviyor ve kurtarmaya çalışıyordu ama her kafadan bir ses çıkıyordu. Bu değişik gruplar nasıl ikna edilip bir araya getirilecekti?

 

Atatürk’ün başarısındaki en büyük faktör fevkalade vazgeçmez bir iradenin olmasıydı.  deta bir Rumeli inadı vardır. “Olmalı” dediği an, “olabilir” yoktur. “Olmalı” dediği an, oluyor, onu olduruyordu. Bu aslında herkes için lazımdır, sanatçı, iş adamı siyasetçi..

 

Atatürk milliyetçidir. Bir Türk milliyetçisidir ama bunun yanında evrensel bir adamdır. Barışçıdır, dövüşmesini bildiği gibi barışmasını da bilir. “Mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir” demiştir. İzmir’in kurtuluşu sonrasında hükümet konağına girerken merdivenlere serilen ve “Onlar işgal ettiklerinde Türk bayrağını yere sermişlerdi” denilerek çiğnemesi istenen Yunan bayrağını kaldırıp, “Bayrak bir milletin namusudur, ayaklar altına alınamaz” diyecek kadar gerçek bir şövalyedir. Bir entelektüel olduğu hakikattir.

 

Araştırmayı sever, iyi giyinir, buna özen gösterir, fotoğraf çektirmeyi sever ve bir. Bütün fotoğraflarında duruşu bir eğitimle mümkündür. Akıl ve bilimden yanadır. Tabii ki bir devrimcidir, reformisttir. Çünkü ülkesinin reforma ihtiyacı vardır. En yakınındaki kişilerin ifadelerinden şunları görüyoruz. Gazi gayet mütevazı, görgülü ve nazik bir insandır. Müsrif ve aşırı tüketici olmadığı, hesaplı davrandığı açıktır. Emlak’ı ve parasını kamuya bırakması en iyi örnektir sanırım.

 

Eğitime çok önem veren cehalete karşı düşman biriydi. Milli Mücadele’nin en kırılgan dönemlerinde bile eğitim kongresi toplayacak ve bunu iptal etmeyecek kadar eğitimi önemsiyordu. Zirai ürünlerinin ihracıyla geçinen bir ülkenin kıt imkanlarına rağmen yurt dışına talebe göndermiştir. Sadece teknik dallar için değil arkeoloji, filoloji ve hatta Bizans tetkikleri için de öğrenciler göndermiştir. Yabancı dile ayrı önem vermiştir. Çok iyi derecede Fransızca ve yeterli derecede Almanca biliyordu.

 

Cephede bile kitap okuyacak kadar gerçek bir kitap tutkunuydu. Binlerce kitap okumuştur. Biraz da onun için büyük adamdır.

 

Son not olarak diyebiliriz ki; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Tarihteki büyük Türk mareşalleri arasında halen mümtaz yerini muhafaza ediyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin politik sisteminin sağlam olmamasından ötürü millet Mustafa Kemal çağına sık sık dönüş yapıyor, ona olan özlemini her seferinde dile getiriyor. Her şey bir yana, o, Türkiye tarihini ve Türk toplumunu değiştiren bir başbuğdur ve onun yaptıklarının izleri hukuk hayatında, kültürel alanda hiç değişmeyecek şekilde devam edecektir.

 

Yaptıklarıyla ve hatta yapmadıklarıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’yi bir gelişme sürecine sokmuştur. Zira üzerinde ısrarla durulması gereken noktalardan birisi milletler ve devletler meselesinin dünya savaşına sebep olduğu bir dönemde, Türkiye’nin 1920’lerden sonra barışçı kalması ve barış içinde yaşayıp gelişme düsturuna sarılmış olmasıdır. Bunu o dönem için herkesin anlaması ve değerlendirmesi mümkün değildi. Tüm gelişmelere rağmen bu zamanda Türklerin tutunduğu isimlerin başında ise Atatürk gelmektedir.

Tarihimizde Gazilik ünvanını ve hangi devlet adamlarımız Gazilik ünvanını almıştır hak etmiştir herkes bilir. Mustafa Kemal Atatürk, kurultay kararıyla başbuğ unvanı alan bir komandan olmasının yanı sıra, İslam geleneğinin verdiği bu unvanı modern dünyanın şartları içinde kazanmış ve Mareşal rütbesi ve gazilik unvanı kendisine aynı anda verilmiştir. Bu eskilerin deyişiyle “maşeri vicdanın” bir tezahürüdür.

 

Atatürk 20. yüzyılın büyük devlet adamıdır ve Türkiye Mareşalidir. Büyük mareşaldir çünkü başka mareşalleri takdir etmeyi bilmiştir. Tarihin akışını değiştiren, ona mührünü vuran veya büyük tehlikelere mani olan liderlere her memlekette rastlamak mümkün değildir. Türklerin her asırda büyük mareşallerinin ve büyük devlet adamlarının olduğu bilinmektedir ve Türkiye böylesi bir zenginliğe sahiptir; fakat Atatürk nadiren görülen bütünleyici bir yönetici, bir dehadır.

 

Atatürk bu milletin aranan lideridir. Millet, başı her sıkıştığında onu özler ve bu sebeple de silinmez bir şahsiyettir. Atatürk, yıpratılma seansları ile zarar görmeyecek, son derece önemli ve anıtsal bir siyasi portredir. Dolayısıyla Atatürk ’süz tarih düşünülemez. Bunun böyle olduğu zamanla daha da iyi anlaşılacaktır. Tarih Atatürk’ün etrafında şekillenmelidir ve öyle de olacaktır...

 

Kaynak ve Araştırma Eser:

İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kronik Kitap, İstanbul, Ocak 2018.

 

 

Kazım Özatak Yazıları Atatürkçü Medya’da…

 

 

 

 

 
Etiketler: İLBER, ORTAYLI’NIN, GÖZÜYLE, ATATÜRK,
Yorumlar
Haber Yazılımı