Haber Detayı
16 Mart 2019 - Cumartesi 21:37
 
Mustafa Kemal ve 57. Alay Bir Kahramanlık Destanı…
Cephaneniz yoksa süngünüz var! İşte bu hareketi, Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebelerinin en kritik anlarında duruma müdahale edişinin ilkiydi. Gerçekten de düşman Arıburnu’na çıkmış, buradaki zayıf birliğimizi aştıktan sonra ilerlemeye başlamıştı.
ATATÜRK'E DAİR Haberi
Mustafa Kemal ve 57. Alay Bir Kahramanlık Destanı…

 

Mustafa Kemal ve 57. Alay Bir Kahramanlık Destanı…

 

 

 

Çanakkale’de 19 Şubat 1915’te başlayan Deniz Muharebeleri’nde Mustafa Kemal ve tümeni, Seddülbahir ve civarındaki sahillerin muhafazasıyla vazifeliydi. 19. Tümen, 18 Mart Deniz Zaferi’nden sonra muhtemel bir çıkarmaya karşı Gelibolu Yarımadası’nı savunmak üzere kurulan Liman von Sanders kumandasındaki 5. Ordu’ya bağlandı. Mustafa Kemal ve tümeni artık 5. Ordu’nun ihtiyat tümeniydi.

 

25 Nisan 1915’te başlayan Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Mustafa Kemal’in karargâhı Eceabat’a yakın Bigalı köyündeydi. Sabah gün ağarmadan Arıburnu’na düşman çıkarması başlamıştı. Buradaki kuvvetlerin zayıf oluşu yüzünden 9. Tümen Kumandanı tarafından kendisinden bir taburluk kuvvet talep edilmişti. Ancak Mustafa Kemal durumun nezaketini takdir ederek kendi inisiyatifiyle bir tabur yerine, bizzat başında olarak 57. Alay’ın tamamını Arıburnu’na sevk etti. Mustafa Kemal sonradan yazdığı Arıburnu Muharebeleri Raporu’nda bu vakayı şöyle anlatır:

 

“Saat 09.30’da 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami’den takviye kuvvet talebi üzerine, karargâhımın bulunduğu Bigalı köyüne en yakın 57. Alay ve dağ bataryası ile iletişime geçtim. Derhâl iki birlik komutanının harekete geçmek üzere hazırlıklarını tamamlamalarını bildirdim.

 

Bundan sonra birlikleri yürüyüşe hazır bir şekilde toplanmış olan 57. Alay ve dağ bataryası komutanları, baştabip, bir yaverim ve emir subayımla birlikte toplanma bölgesine gittim. Bigalı Deresi boyunca giden yol üzerinden bizzat yürüyüşe geçerek Koçacimen Tepesi’ne yöneldim.

 

Conkbayırı’na ulaştığımızda güneyindeki 261 rakımlı tepeden Conkbayırı’na doğru, 27. Alay’dan sahilin muhafazasıyla görevli bulunan bir müfrezenin erlerinin Conkbayırı’na doğru kaçmakta olduklarını gördüm. Bizzat askerlerin önüne çıkarak:

 

- Niçin kaçıyorsunuz? dedim.

- Efendim, düşman! dediler.

 - Nerede? dedim.

- İşte! diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

 

Gerçekten de düşmanın bir avcı hattı, 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve rahatça ileri doğru yürüyordu.

 

O zaman bu kaçan askerlere bağırarak:

 

- Düşmandan kaçılmaz! dedim.

- Cephanemiz kalmadı! dediler.

- Cephaneniz yoksa süngünüz var! dedim ve bağırarak bunlara süngü taktırdım ve yere yatırdım.

 

Aynı zamanda Conkbayırı’na doğru ilerlemekte olan piyade alayıyla dağ bataryasının yetişebilen askerlerinin “marş marş”la benim bulunduğum yere gelmeleri için yanımdaki emir subayını geriye yolladım. Bu askerler süngü takıp yere yatınca düşman askerleri de yere yattı.

 

Kazandığımız an budur!’’

 

İşte bu hareketi, Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebelerinin en kritik anlarında duruma müdahale edişinin ilkiydi. Gerçekten de düşman Arıburnu’na çıkmış, buradaki zayıf birliğimizi aştıktan sonra ilerlemeye başlamıştı.

 

Buraya sabah 8’de yetişen 27. Alay, düşmanla çatışmaya girmişti. Ancak düşmanın sayı üstünlüğü sebebiyle, saatler ilerledikçe verilen zayiatlarla iki bin kişilik kahraman alayın gücü tükenmeye ve durum kötüye gitmeye başlamıştı.

 

Tam bu sırada yetişen 57. Alay, Arıburnu’nda vaziyeti kurtarmış, 27. Alay’ın sağ yanında harbe katılarak düşman sahile kadar sürülmüştü.

 

Mustafa Kemal, savaşın en başında göstermiş olduğu bu başarıdan dolayı 30 Nisan 1915 tarihinde “Gümüş İmtiyaz Harp Madalyası”yla taltif edildi. 57. Alay’ın sancağına da gösterdiği üstün hizmet ve kahramanlık dolayısıyla altın ve gümüş imtiyaz muharebe madalyası takılmıştır.

 

 

Kaynak: Editör: ERKAN BOZKURT
Yorumlar
Haber Yazılımı