Haber Detayı
29 Temmuz 2018 - Pazar 22:11 Bu haber 5654 kez okundu
 
Atatürk'ün Vatan Kavramı ve Ulus Sevgisi
Atatürk'ü büyük yapan ve onu başarılı kılan iki unsur mevcuttur: Vatan kavramı ve Ulus sevgisi
ATATÜRK'E DAİR Haberi
Atatürk'ün Vatan Kavramı ve Ulus Sevgisi

 

Atatürk'ün Vatan Kavramı ve Ulus Sevgisi

 

 

Atatürk'ü büyük yapan ve onu başarılı kılan iki unsur mevcuttur: Vatan kavramı ve Ulus sevgisi

 

 

Vatan Kavramı

 

Mustafa Kemal, 1919'a kadar asker kumandan bir kişi olarak, o zamanın vatan toprakları addedilen sınırlarında çarpıştı ve ordular yönetti.

 

Trablusgarp'a giderken, gençliğinin en heyecanlı bir devri içinde; bir vatan parçasını kurtarmaya koşmuştu. Birinci Dünya Savaşı'nda bir an önce savaş meydanlarında görev yapmaya başlamak için, bulunduğu ataşemiliterlikten kurtulmaya çalıştı.

 

M. Kemal için vatan topraklan korunurken hayat feda etmenin fiili örnekleri gözleri önünde cereyan etmişti. Nice vatan evlatlarının savaş alanlarındaki ölüm iniltilerini O, kulaklarıyla işitmiş, gözleriyle görmüştü. Devlet sınırlarını terk etmenin acısını büyük hüzünle hmişti.

 

Balkan Savaşı esnasında Trablusgarp'tan dönüşünde Mısır'a geldiği zaman, Makedonya'nın düşman eline düştüğü haberini almıştı. Bu haberden en büyük acıyı htiğini daima söylerdi. Doğduğu, büyüdüğü ve devrim fikirlerinin beslendiği şehir (Selanik) ıçın, hayatının sonuna kadar hasret çekmişti.

 

En canlı anıları, çocukluğunun masum olayları, gençliğinin en ateşli anları o çevrede geçmişti. Atatürk, duygularıyla, anılarıyla daima bu şehrin bir çocuğu idi. En çok anlatmasını sevdiği anıları hep o çevre içinde geçenlere ait olurdu. Hatta ölümünden hemen önceki günlerde heyecanlı bir rüya gördüğünü anlatırken, Selanik'te bir komitecilik vakasının cereyanı esnasında Salih Bozok ile beraber bulunduklarını söylemişti.

 

Bu olayları anlatmaktaki amacım şudur: M. Kemal, birçok Türk ailelerinin yerleşmiş olduğu Osmanlı İmparatorluğu'nun bu bölgesine, derin duyguları ve gençliğin canlı anıları ile bağlı idi. Başkumandan Mareşal Gazi Mustafa Kemal İzmir'e muzaffer ordusu ile girdiği zaman, önünde kaçan düşman ordusunu kovalamak, Makedonya'ya el uzatmak isteyebilirdi. Nitekim o sırada böyle bir hareketin yapılması için bazı sözler de geçmemiş değildi. Fakat Mustafa Kemal yekpare ve kuvvetli olabilecek bir Türk vatanının sınırlarını aşmamak azmi ile bu işe başlamıştı. Zafer neşesi, Başkumandan'ı istila hırsı ve hisleriyle hareket ettirmemişti.

 

O "Milli hudut dahilinde vatan bir bütündür " cümlesini 23 Temmuz 1919 günü Erzurum Kongresi'nde tespit etmiş bulunuyordu. Misak-ı Milli ile tayin edilmiş olan bu Türk vatanını düşman istilasından kurtarmak gayesiyle vatan evlatlarının kanı dökülmüştü.

 

İşte Atatürk'te vatan fikri böyle şekillenmiş ve bugünkü vatanımızın her bir sınırında savaşmış bir insanın görgüsü ve kuvvetiyle, Türk için bir vatan bütünlüğü tespit ve kabul eylemişti. İlk Cumhurbaşkanı Atatürk bu vatanın, ‘’Vatan hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez ve bütün!’’ olduğunu devletlere kabul ettirmiştir.

 

Atatürk, kendi zamanında yaşayan ve uluslar için imparatorluklar peşinde koşan, devlet ve hükümet başkanlarının ideallerini asla benimsemedi. Hayaller kurmadı ve böyle hayal olabilecek fikirleri hiçbir zaman bizlere telkin etmedi. Sınırlarını, en son Türk nesillerinin kanlarıyla yoğurup çizdiği bu Türk vatanında, o vatan kavramını anlamlandırdı.

 

O, 1 930 senesindeki bir ölüm haberi karşısında, yurt toprağı için bana şu cümleleri yazdırmıştı:

 

‘’

Yurt toprağı!

Sana her şey feda olsun.

Kutlu olan sensin.

Hepimiz senin için fedaiyiz.

Fakat sen Türk milletini ebedi hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın.

 

***

 

 

Türk toprağı !

Sen, seni seven Türk milletinin mezarı değilsin.

Türk milleti için yaratıcılığını göster.  ’’

 

 

Atatürk bu hitaplarıyla, yurt toprağına kutsi hüviyetini verirken, onun yaratıcılık ve yaşam kavramları üzerinde duruyor.

 

İşte Türk gençliği! Atatürk'ün sınırlandırdığı bu vatan toprakları mukaddestir, onun üzerinde dost elleri sıkılır, fakat düşman ayaklarını bastırmamaya azimli olduğumuzu, bütün dünya bilir.

 

 

 

Ulus Sevgisi

 

Atatürk, mukaddes vatan topraklarının üzerinde yaşayan, ulusunun sevgisiyle iş başarma yolunu tutmuştur. O, bu sevgiyi şu sözleriyle açıklıyor:

 

‘’Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. İstiklal Harbinde benim de milletime ettiğim birtakım hizmetler olmuştur zannederim. Fakat bunlardan, hiçbirini kendime mal etmedim. ‘Yapılanın hepsi milletin eseridir’ dedim. Aranacak olursa doğrusu da budur. Mazide sayısız medeniyet kurmuş bir ırkın ve milletin çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız lazım gelen şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Bugüne ve yarına bırakılmış daha birçok büyük işlerimiz vardır. İlmi araştırmalar da bunlar arasındadır. Benim arkadaşlarıma tavsiyem şudur: Şahsımız için değil, fakat mensup olduğumuz millet için elbirliği ile çalışalım. Çalışmaların en büyüğü budur.’’

 

Atatürk'ün bu sözlerinde hepimiz için bütün bir program mevcuttur. Ulus sevgisi kaynağından ilhamını alan her birey, o büyük varlık için, birçok hizmetler yapmak kudretini kendinde bulur. Kişisel çıkarların üstünde elbirliği ile çalışarak vücuda getirilen işler, ulusun bütünü için yararlı sonuçlar verir. Türk gençliği! Atatürk'ün bu sözlerindeki kuvveti benimseyerek kendimize rehber yaparsak ulusumuz için değer sayılacak işlerin yapıcıları oluruz.

 

Atatürk fikirleri ve prensipleri tatbik mevkiinde gördüğü zaman huzura kavuşurdu. O, ulus sevgisinden ilhamını aldığı için, büyük işler başarabilmişti. Kişiliğini, bu varlığın büyüklüğünde bulmuştu. O aynen şöyle diyor:

 

‘’Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk milleti ve bir milletler tarihinin bin bir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticeleridir.’’

 

 

 

KAYNAK:  Afet İnan ‘’Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler’’

 

 

 

Kaynak: Editör: ERKAN BOZKURT
Yorumlar
Haber Yazılımı